GENEL OLARAK
KAMULAŞTIRMA KAVRAMI

Devletin ve tüm kamu kurumlarının temel görevi vatandaşların huzur ve refahı için onlara eğitim, ulaşım, beslenme, barınma, enerji, sulama gibi çok çeşitli alanlarda hizmetler sunmaktır.  Hiç şüphesiz ki söz konusu hizmetler sağlanırken devlet (veya ilgili kamu tüzelkişisi) “fiziki mekânlara” ihtiyaç duyar.  Örneğin, inşasına başlanan bir otoyol projesi kapsamında, güzergâh üzerinde bulunan ve özel kişilere ait olan tarlaların, arsaların ve her türlü yapının söz konusu projeden etkilenmemesi düşünelemez.  Aynı şekilde, inşa edilen bir barajın oluşturacağı yapay gölün suları altında kalacak olan bir köyün aynı yerde kalması söz konusu olamaz. 

Özetle denebilir ki devlet, vatandaşlarının ortak yararı (kamu yararı) için hizmetler üretirken, diğer bir kısım vatandaşlarının mülkiyetinde (özel mülkiyette) olan taşınmaz malları (gayrimenkulleri) çeşitli şekillerde kullanmaya veya hizmetin niteliğine göre bunlara tamamen “el koymaya” ihtiyaç duyabilmektedir.  İşte “kamulaştırma” denen hukuki kurum, bu ihtiyaç neticesinde ortaya çıkmıştır.
TÜRKİYE'DE KAMULAŞTIRMA UYGULAMALARI

Türkiye’de kamulaştırma uygulamaları 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca yapılmaktadır.  Kamulaştırma Kanunu, 2001 yılında büyük ölçüde değiştirilmiş ve kamulaştırmada yeni bir dönem başlamıştır.  Detaylı bilgi için sitemizin Soru/Cevap bölümüne bakınız.  Soru/Cevap bölümüne gitmek için tıklayınız..